Yediğimiz her yiyecek görünüşümüzü, duygularımızı ve düşüncelerimizi etkiler. İşte bu yüzden benim felsefem sağlıklı beslenmenin bir heves veya anlık bir süreç değil, bir yaşam biçimi olması gerektiğidir.



Diyetisyenin Hikayesi

İnsan hayatta inandığı şeye hizmet eder.


Ben mesleğimin neredeyse tüm hastalıkları tedavi edebileceğine inanan bir diyetisyenim. Çocukluğumda yaşadığım beslenme PROBLEMLERİ beni hayatımda birçok engelle karşılaştırdı ve günümüzde birçok insan da bu tarz sorunlar ile karşılaşıyor. Hiçbir zaman kilo problemi yaşayan bir birey olmadım. Size anlatacağım veya örnek almanızı isteyeceğim bir zayıflama hikâyem de yok; ancak bu sitenin kurulmasında amaç EDİNDİĞİM farklı bir hikâyem var. Şu an bir diyetisyen olarak sağlıklı beslenmeyi ve yaşamayı hayatıma adapte etmiş bulunmaktayım; ama öncesinde sağlıklı beslenen biri değildim. Çocukluğum beslenme bozuklukları ve bunlarla oluşan hastalıkların tedavisiyle sağlıksız bir şekilde geçti. Bir yıl anne sütü aldıktan sonra besinleri yutma güçlüğü yaşadım ve çok düşük kalorili besinler tükettim buna bağlı gün içerisinde enerji düşüklüğü ve yoğunlaşma problemleriyle karşılaşıyordum. Yediğim besinleri tolere edemiyor ve sürekli istifra ediyordum. Yaşadığım bu yeme bozuklukları üzerine ortaokulda önce kansızlık ve vitamin eksikliği sonrasında ise reflü teşhisi, lisede de gastrit teşhisi konulması beni ve ailemi bu durumla ilgili daha biliçli olmaya teşvik etti. Her ne kadar yemek yemeyi istesem de besinlere karşı kırılmaz bir ön yargım vardı ve bu nedenle de liseyi 45 kg ile bitirdim. Bu durum psikolojimi ve fizyolojik gelişimimi engelledi. Tüm bunları aşmak, doğru beslenmeyi öğrenmek istiyordum. Çünkü kendi hastalığımın ilaçsız, doğru beslenme ile tedavi edilebileceğini biliyordum. Ancak nasıl yapacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu.
Birçoğumuz sağlık sorunuyla karşılaşana kadar bu tehlikenin farkında bile olmuyoruz. Çocukluğumda yaşadığım sağlık problemlerini bugün doğru yönlendirme ve sağlıklı beslenmeyle sizlerin de atlatabileceğine güvenim tam olduğu için bu mesleği seçtim. Okul öncesi ve okul çağı çocuklarının doğru beslenmeye teşvik edilmesi ve doğru beslenmenin öğretilmesi, gelecek yeni nesillerin çok daha temiz ve güvenilir alışkanlıklar kazanmasına olanak sağlayacaktır. Bize bahşedilen bu vücuda saygı duyup onu dinlemenin gerektiğini öğrendim. Evet, şuanda yaşlılıkta yaşanabilecek sağlık problemleri 15-20’li yaşlara kadar inmişken, tehlikeler göz önüne o kadar net serilmişken inandıklarım ve öğrendiklerim doğrultusunda zor kazandığım bu alışkanlıkları önce çocuklara ve sonra tüm insanlara aktarabilmek adına bu mesleği icra ediyorum.

Profesyonel Kimliğim


Gizem Tümay, Bursa'da doğdu. İlköğretim ve lise eğitimlerini Bursa'da tamamladı. 2015 yılında Doğu Akdeniz Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nden başarı ile mezun olup 'Diyetisyen' ünvanı aldı. '18-65 Yaş Arası Bireylerde Fiziksel Aktivite Düzeyi ve Beslenme İlişkisi' adlı lisans tezini yazıp, 'Popüler Diyetler ve İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri' konulu seminer çalışmasını yaptı. Üniversite eğitimi süresince; Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nde Poliklinik, Metabolik Hastalıklar, Onkoloji ve Kurum Diyetisyenliği, Ankara Yüksek İhtisas Hastanesi ve Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi'nde Çocuk Hastalıklarında Beslenme Tedavisi ve Yoğun Bakım Üniteleri, İstanbul Özel Acıbadem Hastanesi'nde Poliklinik, Kurumsal Beslenme alanlarında stajyer diyetisyen ünvanı ile görev yaptı. Öğrenimi sürecinde Bursa Çekirge Devlet Hastanesi'nde gönüllü olarak staj yaptı. Mezuniyetinin ardından başlatmış ve hala devam etmekte olduğu devlet ve özel okullara 'Okul öncesi ve İlkokul Çağı Çocuklarda Beslenme', ‘Diyabette Beslenme’, ‘Sağlıklı Beslenme Eğitimi’ konulu, gönüllü seminerler vermekte ve projelerde bulunmaktadır. Bununla birlikte ‘Kurumlarda Sağlıklı Beslenme Projesi’ altında Kurumsal Beslenme Danışmanlığı hizmeti vererek çalışmalarına devam etmektedir.

Sertifikalarım

Vücut Geliştirme ve Fitness Sporcu Diyetisyenliği (Kıbrıs Türk Diyetisyenler Birliği)

Profesyonel Koçluk ve NLP Practioner (ID Danışmanlık)

Sağlıklı Yaşam Psikolojisi Eğitim Sertifikası (St. Clements University)

5. Ulusal Sağlıklı Yaşam Sempozyumu (Acıbadem Üniversitesi)

Karbonhidrat Sayımı Kursu (Acıbadem Üniversitesi)

Bariatrik Cerrahi Diyetisyenliği Kursu (Acıbadem Üniversitesi)

Proje Yazarlığı ve Danışmanlığı Kursu (Uluslararası Bilim ve Eğitim Federasyonu)

Kanserde Beslenme (Kıbrıs Türk Diyetisyenler Birliği)

Yeme Bozuklukları Diyetisyenliği Kursu (Acıbadem Üniversitesi)

IX. Uluslararası Beslenme ve Diyetetik Kongresi (Hacettepe Üniversitesi)

IV. Mezuniyet Sonrası Eğitim Kursu (Hacettepe Üniversitesi)

Gizem'in Sağlıklı Yaşam Rehberi

 

Hidrasyon

Vücudunuza doğru hidrasyonu sağlarsanız o da cildinizi parlak tutar ve size enerji verir. Gece yatarken yanınızda büyük bir bardak su bulundurun, güne gözlerinizi açar açmaz o bardağı bitirin ve güne bu şekilde başlamayı alışkanlık haline getirin. Sonra gün boyunca vücut ağırlığınızın yüzde 3.3 ü kadar su için. Tükettiğiniz suda kimyasallar, patojenler ve bakterileri uzaklaştırmak için temiz ve filtrelenmiş suları tüketmeye çalışın.
 

Protein

Protein içeriği yüksek bir kahvaltı tüm gününü dengelemeye yardımcı olur ve tok tutar. Bunu atlama çünkü işe yaradığını deneyince göreceksin. Yumurta, peynir, süt, tahılları kahvaltından eksik etme.

Diyet Yapma

Bu bir diyet değil, bir yaşam biçimi. Bedenine saygı duy ve onu yüklerinden kurtar. Sıradan ve yasaklarla dolu olan bir diyet listesi seni yoksunluğa götürecektir. Diyet bir yaşam biçimidir anlık bir süreç değil. Bir şeye sahip olamama duygusu her zaman onu daha çekici kılar. Kendine yasak koyar yasakları aklından çıkaramayacak ve daha fazla isteyeceksin. Bu kendini kandırmaktan başka bir şey değil. Artık zihnine hakim olma zamanı. Yiyeceklerin senin vücudunu beslemek için üretildiğini düşünmeye, enerjini arttırmak, cildini güzelleştirmek ve her zaman yemekten keyif alarak bir düzen kurmaya başla. Hayatından çıkanlara değil geleceklere odaklan. Bir çok lezzetli sebzeler ile dolu, taze meyveler, sağlıklı yağlar, doğru tahıllar, kaliteli proteinlerin olduğu bir tabak hayal et. Yediklerin hakkında fazla düşünmediğin, arkana yaslanıp hayatın tadını çıkarabileceğin bir yaşam bulacaksın. Bana güven, diyet kelimesini ve kendini yemekten yoksun bırakacağın bir düşünceyi durdur ve yaşamaya başla :)
 

Basitlerden Uzak Dur

Beyaz ekmek, makarna, pizza... Evet bunlardan bahsediyorum. Neden mi? Çünkü bunlar tam tahıl değiller, bunlar kimyasal, genetiği ile oynanmış, koruyucu madde içeren besinler. Beyaz ekmeğin, kekin, bisküvinin, çeşitli sosların, çeşnilerin içinde bulunan buğday batılı diyetlerde oldukça sık tüketiliyor. Çok fazla talep olması üzerine yapay ürünler ilave edilip içeriğindeki besin değerleri azaltılıyor bu da buğday tüketmenin besleyici olmadığını gözler önüne seriyor.

Fazla Fazla Çiğne

Dişlerini kullanma vaktin! Altın kurallarda bu maddeyi kullanmış olmam kulağa garip geliyor olabilir. Nedeni şu: Bir çoğumuz yiyecekleri çiğnemiyoruz! Yemek yeme davranışını genellikle maillerimizi kontrol ederken, televizyon izlerken, bir koşuşturma içerisinde gerçekleştirdiğimiz için yeteri kadar çiğneyemiyoruz. Bu da besinleri sindiremediğimiz ya da besinlerin etkili bir şekilde absorbe edilememesine neden oluyor ve doyma hissine ulaşamıyorsun. Sindirim zihinde başlar, yemek yerken zihninin başka bir yerde olmamasına dikkat et. Otur, nefes al ve her lokmanı 10 – 15 kere çiğne. Yemek yerken acele etme ve rahat ol. Yavaş yavaş göbek şişkinliğinin azaldığını fark edeceksin ve vücudunu çok daha rahatlamış hissedeceksin. 1 ay sonra da yemekten sonra tatlı ihtiyacının azaldığını göreceksin. Şimdi neden altın kurallarda olduğunu daha iyi anladığını düşünüyorum.
 

Kaliteli Yağları Hayatına Alma Vakti

Evet korkunç kelime olarak lanse edilen YAĞ ile bu zamana kadar yanlış tanışmışsınız. Şimdi sizi tekrar tanıştırıyorum ama bu sefer doğru yağlarla. Tırnağından cildine kadar iyi gelen, seni soğuktan koruyan, organlarını koruyan, tükettiğin çoğu vitaminin vücudunda kullanılmasını sağlayan, tüm gün boyunca sana enerji kaynağı sağlayan yağları hem bilip hem de tüketmelisin. Sağlıklı yağlar sağlığını koruma ve devam ettirmeden önemli role sahiptir. Artık kuruyemiş, balık, yumurta, zeytinyağı gibi sağlıklı kaynaklardan gelen yağ oranını artık arttırma vaktin.
 

Kaliteli Et Ye!

Et veya balık pişirdiğimde bazen insanlar şaşırır. Et sağlıksız değil miydi diye sorarlar. Ot yiyen etse ve sağlıklı pişirme yöntemi kullanılarak pişirilmiş, ve görünür yağlarından arındırılmış bir et ise hayır değil. Otla beslenen bir et, tahıl ile beslenen bir etten daha ince, omega 3 yağ asiti değerleri daha yüksek ve CLA (konjugelinoleik asit) nın en iyi kaynaklarındandır. Bu yağ obezite, diyabet, bir çokmetabolik hastalıkları azaltır. Eğer et tüketmiyorsan panik yapma ama tüketiyorsan kalitelisini al.
 

Bir kere pişir, iki kerede ye!

Sürekli yemek hazırlama durumu gerçekten de eziyetten başka bir şey değil. Yemeklerini yaparken porsiyonlarını biraz arttır ve sana 2 gün yetecek şekilde pişir. Hem zamandan hem de paradan tasarruf et.
 

İyi uyu

İştahını kontrol altına almak, stresini azaltmak, yaşlanmayı geciktirmek istiyorsan uykunu almalısın. Akşam 11:00 sabah 06:00 arasında uyumak sabah kalktığınızda kendinizi dinç hissetmek ve günün geri kalanını verimli geçirebilmek için bir anahtar. Artık sabahları kafeinle uyandırılmana gerek yok. 11 den sonra telefonunu bir kenara bırak, işler sabahı bekleyebilir ve güzel bir uyku çek. Hayatının nasıl dengeye girdiğini göreceksin. Yatmadan önce seni sakinleştirecek papatyai melisa veya rezene çayı tüket ve güzel bir uyku çek.

Gün içinde Hareketli ol

Egzersiz en verimli enerji yükselticin, artık çalan alarmını kapama, kalk, güne erken başla ve sürekli hareket halinde ol. Ben hayatıma egzersizi koymayı alışkanlık haline getirdim bunu günlük tutarak yaptım. Hepimiz çok yoğun ve tempolu bir hayat sürüyoruz eğer gerçekten fitness a gitmeye vaktin yoksa, sadece kendin için yapabileceğin bir egzersiz türü edin. Bu herkesin yaptıklarıyla benzer olmayabilir ama seni mutlu edip enerjik hissettirmeli, işte o zaman hayattan daha fazla keyif almaya başlayıp egzersizin senin için bir eziyet olmaktan çıktığını göreceksin. Bu kısa yürüyüşler, bisiklet, normal kalkma saatinden 20 dk erken kalkıp evde yapabileceğin egzersizler olabilir. Asansör yerine merdiven kullanarak, ofiste su almaya daha fazla giderek ya da ev temizliğini daha sık yaparak da başlayabilirsin sen yeter ki bir şekilde başla, devamı gelecektir.
 

Stresini Gider

Stres kocaman bir kurt gibidir vücuduna girdi mi her şeyini etkiler. Bunu ortadan kaldırmak belki imkansız olabilir ama azaltmak ve yönetmek öğrenilebilir. Çık ve nefes al, çok duydun biliyorum ama bu sefer bunu dene ne kadar işe yaradığını göreceksin. Tabiata çık tamamiyle doğal sakinleştiricin olacaktır. Kendini ihmal etme, sadece seni dinlemeye vakit ayır. Seni neyin sakinleştirdiğini yalnızca sen bilebilirsin, ben sadece sana ihtimalleri sunarım ama asıl cevap sende kendine dön ve keşfet.

Röportajlarım

Diyetisyen Gizem Tümay’ın Hizmet Verdiği ve Sunum Yaptığı Kuruluşlar